Yeni Başlayanlar İçin Grafiğinizin Her İki Tarafını da Okuma Kılavuzu
Bir İnsan Tasarımı tablosuna ilk baktığınızda, şekiller, sayılar ve iki farklı renkle dolu çarpıcı bir geometrik şekil olan bir vücut grafiği görürsünüz. Siyah ve kırmızı. Yeni başlayanların çoğu siyaha odaklanır çünkü siyah bariz bir his verir. Uyanık, farkında ve sergilenen tarafınızdır.
Ama kırmızı taraf da bir o kadar önemli. Aslında bu işin temeli. Kırmızı taraf, arka planda çalışan, bilinçli zihniniz farkına varmadan çok önce hayatınızı şekillendiren parçanızdır. Bir İnsan Tasarımı tablosunu gerçekten okumak için her ikisini de okumayı öğrenmelisiniz.
İki Tarafın Aslında Anlamı
İnsan Tasarımında grafiğinizin siyah tarafına Kişilik, kırmızı tarafına ise Tasarım denir. İsimler tesadüfi değildir. Kişilik, bir "kişiliğe" sahip olan parçanızdır; kendinizin ne olduğunu bildiğiniz şeydir. Tasarım, siz daha doğmadan önce belirlenmiş olan şeydir; ilk nefesinizi aldığınız anın izidir.
Mekanik olarak bu, doğum verileri aracılığıyla gerçekleşir. Kişiliğiniz, doğduğunuz andaki gezegenlerin konumu kullanılarak hesaplanırken, Tasarımınız (bazen Beden olarak da adlandırılır) güneş yayının yaklaşık 88 derece öncesinde, yani siz doğmadan yaklaşık üç ay önce hesaplanır. Buna bazen bedeninizin zekasının kilitlendiği enkarnasyon anı denir.
Yani haritanız aslında iki anın portresi: Kim olarak geldiniz (Tasarım) ve kimin farkına varmak için buradasınız (Kişilik). Biri temel, diğeri büyüme.
Siyah Taraf: Kendinizde Gördüğünüz Şey
Haritanızın siyah tarafı bilinçli farkındalığınızı temsil eder. Bunlar, birisi size işaret ettiğinde kendinizde tanıyabileceğiniz özellikler, yetenekler, zorluklar ve temalardır. Bunlar bir dergide tanımlayabileceğiniz, terapide konuşabileceğiniz veya kendi davranışlarınızda fark edebileceğiniz şeylerdir.
Örneğin, siyah renkte tanımlanmış bir Boğazınız ve kırmızı renkte açık bir Boğazınız varsa, konuşma, ifade etme, duyulma ihtiyacınızın çok farkında olabilirsiniz. Bunu kendin hakkında biliyorsun. Bunun hakkında konuşabilirsin. O sizin bilinçli farkındalığınızda yaşar.
Grafiğin tanıdık gelen tarafı burası. Siyahi bir tanıma baktığınızda çoğu zaman sessiz bir "evet, o benim" hissine kapılıyorsunuz. Tasarımınızın yansıma, niyet ve seçim yoluyla erişebildiğiniz kısmıdır.
Kırmızı Taraf: Başkalarının Sende Gördüğü Şey
Grafiğinizin kırmızı tarafı bilinçsizdir. Kişisel farkındalık seviyesinin altında çalışan parçanızdır. Onu doğrudan deneyimlemiyorsunuz; onu yaşıyorsunuz. Ve bu yüzden çoğu zaman buna kör oluyorsunuz. Ancak diğer insanlar bunu açıkça görebilir.
Örneğin Solar Pleksus gibi bir merkezde kırmızı bir tanım varsa, siz kendiniz hissetmeden çok önce başkalarının sizde fark ettiği güçlü bir duygusal dalgayı taşıyor olabilirsiniz. Etrafınızdaki herkes bir alt akıntı hissederken siz sakince her şeyin yolunda olduğunu düşünerek oturuyor olabilirsiniz. Bu, kırmızı tarafın bilinçsiz doğasıdır. Bilinçli zihninizle tartışmaz; sadece arka planda çalışır.
Bu nedenle kırmızı tarafa bazen gölgeniz denir; olumsuz anlamda değil, gölgenin yalnızca ışığın yüzleşmediğiniz kısmı olması anlamında. Kırmızı taraf, dünyada nasıl hareket ettiğinizi, başkalarını nasıl etkilediğinizi ve vücudunuzun deneyimi nasıl işlediğini şekillendirir.
Birlikte Nasıl Çalışıyorlar
İşte İnsan Tasarımının gerçek derinliği burada devreye giriyor. Tablonun iki tarafı ayrı değil. Sürekli sohbet halindedirler. Siyah renkte (bilinçli) tanımlanmış bir merkez, kırmızı renkte (bilinçsiz) açık olabilir veya tam tersi olabilir ve bu iki parçanın etkileşim şekli, haritanızı benzersiz bir şekilde size ait kılan şeydir.
Her haritada, en az bir merkezin hem siyah hem de kırmızı aktivasyona sahip olduğunu, yani bilinçli ve bilinçdışının buluştuğu bir yer olduğunu fark edeceksiniz. Bu çok önemli. Manyetik çekimin olduğu bir yer, tasarımınızı tamamen somutlaştırabileceğiniz bir yer. Bunlar son derece tutarlı ve güvenilir olan parçalarınızdır.
Öte yandan, bir tarafta bir merkez tanımlanmış ve diğer tarafta açık olduğunda, yerleşik bir gerilime sahip olursunuz. Vücudunuzun aslında düzenli olarak erişemediği bir şeyi bilinçli olarak arzuluyor olabilirsiniz veya vücudunuz, zihninizin farkında olmadığı sabit bir kalıp taşıyor olabilir. Grafiğin her iki tarafını da okumak bu gerilimlerin nerede yaşandığını görmenize yardımcı olur.
Her İki Tarafı da Okumaya Nasıl Başlanır?
Tanımlanan merkezlerle başlayın. Grafiğinizdeki her tanımlı merkez için şunu sorun:
- Tanım siyah, kırmızı veya her ikisi mi?
- Yalnızca siyahsa, bu bilinçli olarak üzerinde çalışabileceğiniz ve gelişebileceğiniz bir şeydir.
-Eğer sadece kırmızıysa, bu siz kendinizde görmeden önce başkalarının sizde göreceği bir şeydir.
- Her ikisinde de varsa, bu tasarımınızın temel bir parçasıdır; büyük tutarlılığa sahip bir yer.
Daha sonra kapılara ve kanallara bakın. Siyah taraf bilinçli zihninizin bu temalarla nerede meşgul olduğunu gösterir. Kırmızı taraf, vücudunuzun bunları başından beri, çoğunlukla siz konuşamadan beri nerede taşıdığını gösterir.
Çalıştıkça hayatınızdaki bazı temaların tesadüfi olmadığını fark etmeye başlayacaksınız. İnsanların size tepki verme şekli, içine düştüğünüz kalıplar, sahip olduğunuzu bilmediğiniz güçlü yanlarınız; bunlar genellikle kırmızı tarafın konuşmasıdır. Ve bilinçli olarak üzerinde çalıştığınız, öğrendiğiniz ve gelişmeye çalıştığınız şeyler; bunlar, çevrimiçi hale gelen siyah taraftır.
İki Taraflı Grafiğin Daveti
Grafiğinizin her iki tarafını da okumak, birinin diğerinden daha iyi olduğuna karar vermek anlamına gelmez. Siyah, kırmızıdan daha gelişmiş değildir ve kırmızı, siyahtan daha mistik değildir. Onlar sadece aynı bütünün iki yarısıdır.
Siyah, sizin dönüşmekte olan parçanızdır. Kırmızı sizin zaten var olan parçanızdır. Birlikte tasarımınızın öyküsünü, neyle geldiğinizi ve neyle uyanmak için burada olduğunuzu anlatıyorlar.
Her iki tarafı da okumaya başladığınızda grafik statik bir resim olmaktan çıkar. Varlığının farkında olduğunuz kişi ile evrenin tanışmanızı beklediği kişi arasında canlı bir diyalog haline gelir.


