Benlik Dışı Zihniyetten Kurtulmak
Muhtemelen yıllarınızı kafanızda sizin için en iyisinin ne olduğunu bildiğini iddia eden bir sesi dinleyerek geçirmişsinizdir. Bu ses, benlik dışı zihin, açık merkezleriniz ve şartlanmalarınız tarafından beslenen amansız bir gevezeliktir. Size kim olmanız gerektiğini, nelerden korkmanız gerektiğini ve güvende, başarılı veya kabul edilmiş olmak için nasıl davranmanız gerektiğini söyler. Sorun şu ki, bu zihin hiçbir zaman hayatınızı yönetmek üzere tasarlanmamıştır; onu gözlemlemek için tasarlandı. Benlik dışı zihnin sürücü koltuğuna geçmesine izin verdiğinizde, kendi benzersiz yolunuzdan uzaklaşır ve direnişe, bitkinliğe ve hayal kırıklığına sürüklenirsiniz. Bırakmak, düşüncelerinizi susturmak anlamına gelmez, daha ziyade onları oldukları gibi kabul etmek anlamına gelir: talimat değil, yalnızca öneri. Bu makale size otoritenizi nasıl geri kazanacağınızı ve kontrolü zihninizden gerçek benliğinize nasıl aktaracağınızı gösterecek.
Benlik Dışı Mekaniği Anlamak
Benlik dışı zihin aslında şartlanmalarınızın toplamıdır. Başkalarının enerjisini emdiğiniz ve onu güçlendirdiğiniz açık veya tanımlanmamış merkezlerinizde çalışır. Tanımlanmamış bir merkeziniz olduğunda, o enerjiye tutarlı erişiminiz olmaz, bu da zihninizi bu boşlukları doldurmaya dayalı kararlar almaya yatkın hale getirir. Örneğin, tanımlanmamış bir Baş merkeziniz varsa, zihniniz aslında yaşam yolunuz için önemli olmayan sorulara takılıp kalacaktır. Ego merkeziniz tanımlanmamışsa zihniniz değerinizi kanıtlamaya çalışacak ve değeriniz etrafında kaygı yaratacaktır.
Bu dinamiğin farkına varmak özgürlüğe doğru atılan ilk adımdır. Düşüncelerinizi yoğun bir otoyolda geçen arabalarmış gibi izlemeye başlamalısınız. Her arabayı durdurmanıza ya da tamir etmeye çalışmanıza gerek yok; sadece trafiği gözlemlemeniz yeterli. Zihninizin gözlemcisi haline gelerek gerekli mesafeyi yaratırsınız. Bu alan, bir kararın stratejinizden ve otoritenizden mi yoksa açık merkezden doğan zihinsel bir korku veya arzudan mı geldiğini sormanıza olanak tanır.
Yetkiyi Değiştirmenin Pratik Teknikleri
Benlik dışı olandan kurtulmanın en pratik yolu, İnsan Tasarımı Stratejinize ve Otoritenize yoğun bir şekilde yaslanmaktır. Zihniniz verileri işlemek için harika bir araçtır ancak bir karar verme mekanizması değildir. Eğer bir Jeneratör iseniz, Otoriteniz kutsal yanıtınızdadır; Eğer bir Projektör iseniz, bu sizin dalak, duygusal ya da kendinize yansıttığınız otoriteniz olabilir. Türünüz ne olursa olsun, zihnin işi başlatmak değil, rasyonelleştirmektir.
Basit, uygulanabilir bir teknik, duraklatma yöntemidir. Harekete geçmek için güçlü bir istek hissettiğinizde durun ve bekleyin. Zihninize gevezelik yapması için zaman tanıyın, ancak onun çılgınca önerilerini görmezden gelmeye kararlı olun. Bedeninizin hislerine odaklanın. Kararı nerede hissediyorsunuz? İçinizde geniş bir evet mi, yoksa sözleşmeli bir hayır mı var? Zihniniz söylese bile dalak vuruşunuz kaç diyor ama bu kağıt üzerinde çok güzel görünüyor mu? Bu duraklamayı uygulamak, sizi ben olmayana hapseden alışılmış, tepkisel döngüyü kırar.
Günlük Yaşamda Farkındalığın Geliştirilmesi
Bırakmak tek seferlik bir olay değil, günlük bir farkındalık uygulamasıdır. Küçük başlayın. Yorgun olduğunuzda, aç olduğunuzda veya belirli insanların yanındayken zihninizin nasıl davrandığını gözlemleyin. Ben-olmayan'ın yinelenen kalıplarına dikkat edin: yapmalıyım, ya şöyle olsaydı ve onların düşünceleri. Bu düşünceler ortaya çıktığında onları etiketleyin: Bu sadece benim tanımlanmamış Baş merkezimin yeniden yanıtlar araması. Ben olmayana etiket vermek onun yoğunluğundan kopmayı çok daha kolaylaştırır.
Son olarak kendinize karşı nazik olun. Gösteriyi yürütmesi için bu zihni eğitmek için bir ömür harcadınız ve o kontrolü kolayca bırakmayacak. Güncel kalmak için mücadele edecek. Kendinizi tamamen hizalanmış hissettiğiniz günler ve eski kalıplara geri döndüğünüz günler olacak. Bu sürecin bir parçası. Zihinsel bir talebe tepki vermek yerine bilinçli olarak otoritenizi beklemeyi seçtiğinizde, benlik olmayanın hakimiyetini zayıflatırsınız. Her seferinde bir karar alarak, yaşamak için doğduğunuz özgün ifadeye yaklaşarak yeni bir temel inşa ediyorsunuz.