Çoğu insan İnsan Tasarımı şemasını ilk kez gördüğünde tahmin edilebilir bir şey yapar: sayar. Tanımlanan kanalları, renkli çizgileri ve bazılarını sayarlar.
Her Kanalın Tamamlanmasına İhtiyacınız Yok
Çoğu insan İnsan Tasarımı şemasını ilk kez gördüğünde tahmin edilebilir bir şey yapar: sayar. Tanımlanmış kanalları, renkli çizgileri sayarlar ve akıllarının derinliklerinde bir yerlerde sessiz bir karşılaştırma başlar. Onların on iki tane var. Senin sekiz tane var. İnternette bir yerlerde birisi on altı tane olduğunu iddia ediyor. Ve böylece "yetersiz" hissetmenin tamamen yeni bir yolu doğuyor.
Bu, İnsan Tasarımı dünyasındaki en yaygın ve en acı veren yanlış okumalardan biridir: Her kanalın bir bütün olması gerektiği inancı. Yapmıyorsun. Ve nedenini anlamak, haritanızla ve kendinizle olan ilişkinizi değiştirecektir.
Kanal Sayma Tuzağı
Human Design sistemi, vücut grafiğinin dokuz enerji merkezini birbirine bağlayan 36 kanalı haritalandırır. Tanımlanan her kanal, tasarımınızda sabit, tutarlı bir köprüdür; enerjinin ve farkındalığın içinizden güvenilir bir şekilde aktığı bir yerdir. Dolu görmedikleriniz açıktır. Açık. Kırık değil. Eksik değil. Açık.
Curious if this is in YOUR chart? Calculate your free Human Design.
Calculate your chartYeni başlayanların yaptığı ilk hata, daha iyi olarak tanımlanmaktır. Sanki haritanızda ne kadar çok renkli çizgi varsa, ruhsal olarak ne kadar gelişmişseniz, o kadar birlikteyseniz o kadar "ileri" olursunuz. Bu, iç dünyanızı başka birinin öne çıkan olayları ile karşılaştırmanıza neden olan düşünce tarzının aynısıdır. Human Design asla sıralama için tasarlanmadı.
"Tanımlanmamış" Aslında Ne Anlama Geliyor
İşte her şeyi tersine çeviren mekanizma: Tanımsız bir kanal eksiklik değildir. Bu bir tasarım özelliğidir. Burası, enerjiyi işlemek için sabit bir yönteminizin olmadığı, dolayısıyla bir örnekleme cihazı haline geldiğiniz bir yerdir. Çevrenizdeki insanlarda olup bitenleri tadar, hisseder, güçlendirir ve yansıtırsınız.
Bu, yeni başlayanların çoğunun kaçırdığı kısımdır. Tanımsız kanallar sizin eksik olduğunuz yer değil. Onlar gözenekli olduğunuz yerlerdir. Canlı bir ayna olmak üzere tasarlandığınız yer, yakınınızdaki kişinin enerji alanını alıp onu ekstra ses seviyesiyle geri yayınlamak.
Bu bir kusur değil. Bu özel bir zeka türüdür. Bu, tasarımınızın odaları okumak, başkalarına uyum sağlamak ve sabit devreler yerine bağlantı yoluyla bilgelik toplamak için yapıldığı anlamına gelir.
Her Kanalı Taşımanın Gerçek Maliyeti
İnsan Tasarımı topluluğunda daha fazla tanımın daha fazla istikrar anlamına geldiğine dair tuhaf bir varsayım var. Bazı açılardan bu doğru. Ancak her kanalı taşımanın maliyeti, yeni başlayanların çoğunun asla düşünmediği bir şeydir: kapalı olursunuz. Alacak yeriniz olmayacak. Gözenekli bir kenarınız, yumuşak bir noktanız olmayacak, başka bir kişi tarafından hareket ettirilme şansınız olmayacak.
Tam olarak tanımlanmış bir tablo kendine özgü bir hapishanedir. Her zaman tam olarak kim olduğunuzu bilirsiniz ve başkalarından öğrenme kapasiteniz çok azdır. Sabit doğanız o kadar baskın olacaktır ki, uyum sağlamak neredeyse imkansız hale gelecektir. Yeni başlayanların düzeltmeye çalıştığı açıklık aslında esnekliğe, empatiye ve tek başına gerçekleşmeyecek türden bir büyümeye açılan kapıdır.
Kanallarınız Rastgele Değil
Bu ikinci hatadır: Sahip olmadığın şeyin bir gözden kaçırma olduğuna inanmak. Grafiğiniz yarım kalmış bir bulmaca değil. Bu özel, kasıtlı bir mimaridir. Tanımladığınız kanallar, üzerinde düşünmenize gerek kalmadan tutarlı ve güvenilir bir şekilde güvenmek üzere tasarlandıklarınızdır. Onlar sizin yerleşik güçlerinizdir, enerjik mirasınızdır.
Sahip olmadığınız kanallar da aynı derecede spesifiktir. Tasarımın usta değil öğrenci olmanızı istediği yerlerdir. Taşınacak. Etkilenmek. Sabit kablolama yerine sahada öğrenmek.
Eğer 10-20'niz varsa 57-20'ye ihtiyacınız yok. 1-8'e sahipseniz 7-31'e ihtiyacınız yoktur. Sahip olmanız gereken bir kanal yok. Daha fazla tanım kazanmanın diğer tarafında sizi bekleyen bir tamamlanma yok.
Gerçekte Sahip Olduğunuz Şeylerle Çalışmak
Human Design'ın olgun hareketi, grafikleri karşılaştırmak değildir. Kendi başınıza çalışmaktır. Tanımlanan kanalları o kadar iyi öğrenmek ki onların içinizde hareket ettiğini gerçek zamanlı olarak hissedebilmek. İçinizden geçen enerjilerle özdeşleşmeyi bırakmak için açık olanları öğrenmek.
Tanımlanan kanallar sizin evinizdir. Açık kanallar sizin sınıfınızdır. Her ikisi de tasarımın bir parçası. İkisi de daha önemli değil.
Eksik olanı saymayı bıraktığınızda, mevcut olanı fark etmeye başlarsınız. Gerçek otoritenizden hareket etmeye başlarsınız. Sahip olmayı dilediğiniz mimariye değil, birlikte geldiğiniz mimariye uygun kararlar verirsiniz.
Tamamlama Bir Yapılandırma Değildir
İnsan Tasarımı'nda bütünlük hiçbir zaman kanalların sayısıyla ilgili değildi. Bu hiçbir zaman merkezlerinizin konfigürasyonu ya da Jeneratör, Manifestör, Yansıtıcı ya da Projektör olmanızla ilgili değildi. Hiçbir zaman "bitmiş" olmakla ilgili olmadı.
Her zaman kendin gibi hareket etmekle ilgiliydi.
Tasarımınız, tam olarak olduğu gibi, işe yarayan tasarımdır. Fazladan iki kanalı olan değil. Arkadaşınızın sahip olduğu şey değil. İnternetteki bir yabancının zamanla "gelişeceğini" söylediği kişi değil. Birlikte geldiğin kişi. Sabırla, düzeltmeye çalışmayı bırakıp onu yaşamaya başlamanı bekleyen kişi.
Her kanalın tamamlanmasına ihtiyacınız yok.
Başlangıçta hiçbir zaman eksik olmadın.


